17/03/2026
Hey Onbeşli Onbeşli
Birinci Dünya Savaşı sırasında açılan cephelerden biri olan Çanakkale’nin Türk ve dünya tarihi açısından çok büyük önemi bulunmaktadır. Bu savaşlar gerek çarpışmaların içeriği gerekse çarpışanların nitelikleri açısından son derece dikkat çekici örneklerle doludur. Çanakkale savaşları hakkında bugüne kadar pek çok çalışma yapılmış olup günümüzde yapılan araştırmalarda da yeni ve oldukça önemli bilgiler ortaya çıkarılmaktadır.
Çanakkale savaşları, katılan insanların ve yaşanan kayıpların büyüklüğü göz önüne alındığında nicelik açısından hayli dikkat çekicidir. Bilindiğine göre, savaşlara Türk tarafından 310.000, İngiliz tarafından 411.000, Fransız tarafından ise 79.000 kişi katılmıştır. Bu savaşlardaki kayıplarımızın sayısı hakkında çeşitli bilgiler mevcuttur. Ancak savaşlar sırasında toprağa düşen 57.000 şehit ile beraber harp esnasında cepheden geriye sevk edilen hasta ve yaralılarla muhtelif hastalıklardan ölen ve kaybolanların ilave edilmesiyle yaklaşık 251.000 civarında bir kayıptan söz edilmektedir. Bununla birlikte yaşanan kayıpların önemli bir kısmının genç nüfus olduğu ve bu seferberlik yıllarında askerlik çağındaki bütün gençlerin silâhaltına alındığı bilinmektedir. Diğer taraftan bu savaşlarda çarpışanların nitelikleri göz önüne alındığında savaşın dikkat çekiciliği bir kat daha artmaktadır. Çanakkale savaşlarına, Birinci Dünya Savaşı sırasında genel seferberlik ilan edildiği için seferberliğe tabi olanların yanında, askerlik çağındaki Harbiye, Tıbbiye ve Hukuk fakülteleri ile medreselerde okuyan öğrenciler de iştirak etmişlerdir. Bu nedenle Çanakkale savaşları, seferberliğe iştirak eden toplumun pek çok sınıfının katıldığı bir savaş olmasının yanında özellikle yüksek tahsil gören gençlerin ve hatta sonraki dönemlerde lise öğrencilerinin de gönüllü olarak iştirak ettiği, yani mürekkep yalamış insanların vatan için çarpıştıkları bir savaş haline dönüşmüştür. Bu nedenle bu savaşlar, mekteplilerin savaşı olarak da anılmaktadır.
Savaşların ilerleyen günlerinde, İtilaf Devletleri’nin 1915 Nisan’ından itibaren kara çıkartmasına başlamalarıyla birlikte cephede takviye kuvvetlerine ihtiyaç duyulmuştur. Bunun üzerine Sultan V. Mehmed Reşad, 27 Mayıs 1915 tarihinde bir irade yayınlayarak, Askerî Mükellefiyet Kanunu’nda değişiklik yapmak ve lise talebelerini de cepheye çağırmak zorunda kalmıştır. Sultan Reşad’ın iradesinden sonra Harbiye Nezareti de bir tebliğ yayınlayarak 1314 (1896) doğumluların (19 yaş), henüz askerlik hizmetine çağrılmamışları ile 1315 (1897) doğum-luların (18 Yaş), bedenleri gelişmiş, harbe elverişli ve silah kullanmaya kabiliyetli olanlarından müsait bulunanların da kıtalara teslim olmalarını istemiştir. Padişahın ve Harbiye Nezareti’nin bu çağrısı üzerine, vatanın tahsillileri ve hayatlarının henüz başındaki bu yeni yetme gençleri, vatanın kendilerinden beklediği yüce vazifeyi hakkıyla ifa etmek için silâhaltına koşmuşlardır.
Çoğunluğu 15 ila 19 yaşında olan bu genç delikanlıların cepheye katılmaları Anadolu’da yakılan meşhur “Hey Onbeşli Onbeşli” adlı türküde çok acı ve dramatik bir dille anlatılmıştır. Burada sözü edilen “15’liler” 1315 doğumlu olanlar yani tam 18 yaşını doldurmuş olan gençlerdi. Söz konusu türküde, 1315’li gençlerden şöyle bahsedilmektedir:
Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Onbeşliler gidiyor
Kızların gözü yaşlı
Çanakkale savaşları sırasında ülkenin her cepheye sevk edilen mektepli gençlerin pek çoğu Çanakkale’de şehit olmuşlardır. Bu dönemde başta tıbbiye binası olmak üzere İstanbul’daki pek çok büyük okul, yaralılar için hastane olarak kullanılmıştır. Günümüzde Çanakkale savaşlarında kaybedilen üniversiteli gençlerin sayısı, hangi okullardan geldikleri gibi detaylar net olarak bilinememektedir. Ancak Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale savaşları hakkında, savaşın bu özelliğine dikkat çekerek, “Biz Çanakkale’ye Bir Darülfünun Gömdük!” demektedir. Bu söz dahi Çanakkale savaşlarındaki kaybın niteliği hakkında çok önemli bir tespiti ortaya koymaktadır. Yine şurası açıktır ki, 1. Dünya Savaşı ile birlikte, üniversitelerde tahsil gören her sınıftan öğrenci seferberlik kapsamında askere alınmış ve pek çoğu başta Çanakkale savaşları olmak üzere 1. Dünya Savaşı sırasında açılan cephelerde savaşmış, vatan için can vermiş; ancak namusunu çiğnetmemiştir.
Hüseyin Muşmal, Su Misali, Palet Yayınları, Konya 2025